Bel Fıtığı Nedir? Nasıldır? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Bel Fıtığı Nedir Nasıldır Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Bel, bacak ağrısı oturmakla, ayakta durmakla, yürümekle, öksürmekle, hapşırmakla ve ıkınmakla artar, yatıp dinlenmekle azalır. Ağrı ile birlikte bacaklarda genellikle tek taraflı olmak üzere uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik, refleks kaybı ve incelmeler görülebilir. Bel fıtıkları kronikleşirse bazı hastalarda bel ağrısı ortadan kaybolabilir veya azalabilir. Bel fıtığı olan hastalar ufak bir bel zorlanmasını veya ağır bir ev işini takiben bellerindeki ağrının arttığından ve bacaklara yayıldıklarından bahsederler. Yıllar boyu süren, ara sıra bacaklara vuran, öksürme ve hapşırmayla artan ve bir bel zorlanması ile başladığı iyice hatırlanan bel ağrılarının nedeni genellikle bel fıtığıdır.

Bel fıtıklarında ağır taşıma ve mesleğin etkisi oldukça belirgindir. Alışkanlıklara bağlı duruş bozuklukları ve özellikle uygun olmayan yataklarda yatış en sık karşılaştığımız sebepler arasındadır.

Bel fıtığında bel ağrısıyla birlikte ya da tek başına bacak ağrısı da olabilir. Genellikle kalçadan başlayıp dizin arkasından ayağa başparmağa kadar vuran ağrılar oluşabileceğinden, hastalar bacaklarından hasta olduklarını zannedebilirler. Diskin iki omur arasından sağ veya sol yana doğru fıtıklaşması veya geniş tabanlı olarak arkaya doğru yer değiştirmesi, bacaklara giden sinir köklerine baskı yaparak sağ veya sol bacak ve bazen her iki bacakta da ağrı uyandırabilir. Ağrılarla birlikte veya ayrı bacaklarda uyuşma, kuvvetsizlik, reflekslerde kayıp, idrar kaçırma, yürüme ve denge bozuklukları olabilir.

Öncelikle nedeninin doğru olarak ortaya konması gerekir. Bunun için de öncelikle hastadan bel ağrısı ile ilgili bilgi alınır. Daha sonra uzman doktor tarafından, ayrıntılı bir muayene yapılır. Bel fıtığında bölgenin tomografısi, Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRG) tetkiki, gerekirse EMG denen ve sinirsel hasar ortaya koyan bir tetkik istenir. Bugün için en iyi fıtığı gösteren MRG’dir.

Yeni oluşan yani 1 aydan kısa süredir var olan bel fıtıkları öncelikle 3 günlük yatak istirahati ile birlikte ilaç tedavisi ile %70 iyileşir. Fizik tedavi uygulanarak %90 tedavi edilebilir. Fizik tedavi, bel fıtığının tedavisinde uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. Sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. Bu amaçla, yüzeysel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, masaj uygulanabilir. Bel fıtığında çekme tedavisi elle yada cihazla zararlı etkileri fazla olduğundan terk edilmiştir. Bel fıtığı ameliyat endikasyonları günümüzde çok sık, daha doğrusu çok kolay konuyor. Oysa, disk hernilerinin %90’ı fizik tedaviyle tedavi edilebilmekte, kalıcı sonuçlar alınabilmektedir. Ayrıca, başarılı ameliyatlardan sonra bile beldeki tüm ağrıların kaybolduğu söylenemez.

Bel fıtığı ameliyatı için Kauda-ekina sendromu yani idrar kaçırma, ayak ekstansörlerinin felç olduğu L4 ve L5 kök lezyonları yani ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı olmalıdır. Ağrı sebebiyle ameliyat olmak doğru değildir. Ancak ağrılardan dolayı ayda üç kez acile gitmek zorunda kalmışsa hasta ameliyat edilebilir. Bu endikasyon Dünya Sağlık Örgütünün görüsüdür. Yukarıdaki endikasyonlar dışında ameliyata karar verirken salt hastalık tablosu değil, hastanın mesleki, aileyi ve psikolojik durumları da göz önünde tutulmalıdır. Ağrısız evrelerin bulunduğu hastalarda ameliyat için çok daha iyi düşünülmelidir. Başarısız bel cerrahisi sendromu diye bir hastalık grubu vardır. Bunların tedavileri oldukça zordur. Kural olarak, bacak ağrısının ilk atağında tedavi konservatiftir. En ağır siyatalji tabloları bile fizik tedaviyle iyileşebilmektedir. Fizik tedavi kalbinde pil takılı hastalara ve ihtiyaten hamilelere uygulanmaz.

Büyüme çağında olan çocukların büyüme kıkırdakları üzerine, ileri derecede hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan, enfeksiyon, varis benzeri hastalığı olan ve vücudunda metal taşıyan hastalara dikkatli bir şekilde uygulanır. Fizik tedavi kürü genelde 15-21 seanstır. Çoğunlukla günde bir seans uygulanır. Hastadan alınan cevaba göre seans sayısı arttırılabilir. Eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk, kaslarda gerginliğe ve dolayısıyla ağrıya yol açar. Sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava ceryanında kalmaktan sakınmak gerekir. Fizik tedaviden sonra 20-30 dk. dinlenmek gerekir. Soğuktan korunmak gerekir. Bazen hastalar, uzman doktorlar yerine, çareyi kırık ve çıkıklarda ararlar ve bel çektirme gibi yöntemlerle dertlerine çare bulmaya çalışırlar.

Kur’an ayetinde yazdığı gibi ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’ Doktor bilerek hastasına zarar vermez. Ne anatomi ne tababet bilen bel çeken şahıs hastayı felç edebilir, hasta ömür boyu idrar kaçıran, yürüyemez biri haline gelebilir. Masaj tedavisi de hastalar tarafından çok tercih edilen bir yöntemdir. Bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj uygun bir şekilde ve eğitimli kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Ancak, tek basına tedavide yeterli olmaz. Yüzeysel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide masajdan yararlanılabilir. Hastaların yaptığı başka bir yanlış tercih de kaplıca tedavisi olabilmektedir. Kaplıcayı kronik dönemdeki hastalarda öneriyoruz.

Kaplıca tedavisi tercih edilecekse doktor kontrolünde olan ve fizik tedavi imkanları olan yerler seçilmelidir. Bel ağrısı tedavisinde yine yaygınca olarak uygulanan bir tedavi yöntemi akupunkturdur. Akupunktur daha çok ağrı üzerine etkilidir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda uygulanabilir. Diğer bir tedavi yöntemi, egzersizlerdir. Bel ağrılı hastalar için çeşitli egzersizler kullanılmaktadır. Bunlar eklem hareket açıklığı, germe egzersizleri, aerobik egzersizlerdir. Bel ağrısı olan hasta gruplarının sadece %1’lik bir kısmında cerrahi tedavi gerektiği görülmüştür. Başarısız bel ameliyatları kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı ameliyat kararı titizlikle, tüm ameliyat dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir.

Hastaların şikayetleri fizik tedavi ile tamamen geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli, ağrıyı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır:

• Ağırlık kaldırmaması,

• Ağır işler yapmaması,

• Ters hareketlerden kaçınması,

• Orta sertlikte bir yatakta yatması,

• Uzun süre ayin pozisyonda kalmaması,

• Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,

• Ağrılan tamamen geçse bile egzersizlerini her gün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

• Belinizde ağrı oluyorsa, ilk kural olarak mutfakta, iş yerinizde yada bir toplantıda uzun süre ayakta kalmayın. Mutfakta ve is yerinizde en azından zaman zaman oturarak belinizin üzerindeki yükü azaltır. İş yaparken tezgahınızın, masanızın ve hatta evinizdeki musluğun belinizi eğmeden çalışabilecek yükseklikte olmasına dikkat edin.

• Yerden bir şey almanız gerektiğinde eğilerek değil, çömelerek alın.

• Alışverişte elinizde çantalarla saatlerce dolaşmayın, vitrin önlerinde gereksiz yere dikilmeyin. Gideceğiniz yere, gidebildiğiniz kadar hızlı gidin ve artan sürede oturun. Hızlı yürürken bel kasları çalışacağından beliniz de ağrımayacaktır.

• Ayakta durmak kadar, uzun süre oturmak da belinizi yorar. İş yerinizde yada televizyon seyrederken arada sırada kalkarak dolaşın, yada bir iki bel egzersizi yapın. Arabayla uzun yola giderken en az saatte bir arabadan inin arabanın etrafında iki tur atın vaktiniz varsa belinizi, sırtınızı, omuzlarınızı ve boynunuza çalıştırarak egzersizler yapın. Arabada otururken, belinizin arkasına bir yastık sıkıştırarak belinizi destekleyin.

• Gece yada sabahları bel veya baş ağrılarıyla uyanıyorsanız, büyük bir olasılıkla suçlu yatak ve yastıktır. Yatağınızı kontrol edin, yatak çökmüş yayları kırılmış, bozulmuş olabilir.

• Ayaklarınızda taban düşüklüğü vb. biçim bozuklukları, bacaklarınızın birinde o güne kadar fark edemediğiniz bir kısalık yada omurganızda eğrilik olup olmadığım araştırın. Bunlar omurganın statik düzenini bozarak bel ve bas ağrınızın nedeni olabilir. Sebebi bulunmayan bazı bas ağrılarının nedeni ayaklardaki taban düşüklüğü

• Bel ağrılarının en başta gelen nedenlerinden biri de bel ve karın kaslarının zayıflığıdır. Özellikle hanımlarda doğumlardan sonra özel egzersizlerle güçlendirilmeyen karın kasları, omurgaya gerekli yeterli desteği veremediği için, bel zorlanmaktadır. Bel ve karın kaslarım güçlendirecek egzersizler şayet sebep oysa, tek çözüm yolu olabilir.

• Tüm hareket sistemi için olduğu gibi, omurga içinde en yararlı spor, sistemli ve programlı yüzmelerdir.

• Topuklu ayakkabı giymeyin. Topuk yükselince, beldeki çukurlar artacak ve omurganın statiği daha da bozulacağı için agrrlanıuz artacaktır. Erkekler için topuk yüksekliği normalde 1-2 cm, bayanlar için 2-4 cm’dir.

• Fazla kilolar beldeki tedaviyi çok zorlaştıracaktır.

• Beliniz çok ağrıdığı zaman düzgün bir yere yatan ve bacaklarınızın altına koltuk minderleri koyarak 10-20 dakika dinlenin.

• Ağrı giderildikten sonra hastalar yapılması ve yapılmaması gereken işler konusunda eğitilmelidirler. Bu konuda ülkemizde bel okulları bile açılmıştır. Hastalar çok yumuşak yatakta yatmamalı, yatakların zemini orta sertlikte ve düz olmalı eğik pozisyonda yerden bir şey almamalı veya ayakkabı bağlamamalı ve bu işleri daima çömelerek yapmalıdırlar.

• Ani, hazırlıksız bir bel hareketi yapılmamalı, kışın soğukta iyi korunmalı, yazın aşırı giyinip terlememeli ve en önemlisi egzersiz yaparak bel, karın ve sırt kasları kuvvetlendirilmelidir.. Hangi nedenle olursa olsun bel ağrılı hastalara uzun süreli yatak istirahati doğru değildir. İstirahat süresi 3 günü geçmemelidir. Çünkü bu sürede hareketsiz kalan bel kasları zayıflar ve güçsüzleşir. Onun için mutlaka yatak istirahati gerektiren durumlarda bile yatak içerisinde bazı izometrik bel ve karın egzersizleri yapılmalıdır.

• Bel fıtığının başka bir seviyeden tekrarlanmaması ve kireçlenme oluşmaması için fizik tedavi ya da ameliyattan sonra uygun egzersiz programı düzenlenir ve hastaya nasıl yapması gerektiği izah edilir. Hasta da bunlara uyarsa bundan sonraki yaşantısını sağlıklı geçilir.

• Spor yapmak isteyen hastaların hangi sporu yapacaklarını doktorlanna söylemeleri ve doktorların tavsiyelerine uymaları gerekir.

• Bel fıtığı cinsel yasama ve anne olmaya engel değildir. Sağlıklı insanlar gibi gebe kalarak doğum yapabilirler. Hatta, şikayetleri gebelik süresince ya çok azalır yada tümüyle yok olabilir.

Bel fıtığı ameliyat endikasyonları günümüzde çok sık, daha doğrusu çok kolay konuyor. Oysa, disk hernilerinin %90’ı fizik tedaviyle tedavi edilebilmekte, kalıcı sonuçlar alınabilmektedir. Aynca, başarılı ameliyatlardan sonra bile beldeki tüm ağrıların kaybolduğu söylenemez. Bel fıtığı ameliyatı için Kauda-ekina sendromu yani idrar kaçırma, ayak ekstansörlerinin felç olduğu L4 ve L5 kök lezyonları yani ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı olmalıdır. Ağrı sebebiyle ameliyat olmak doğru değildir. Ancak ağrılardan dolayı ayda üç kez acile gitmek zorunda kalmışsa hasta ameliyat edilebilir. Bu endikasyon Dünya Sağlık Örgütünün görüşüdür.

Ameliyat şu durumlarda gereklidir:

• İdrar kaçırma,

• Bacaklarda ilerleyici kuvvet kaybı

• Aşırı ağrılardan acile düşecek kadar, ayda en az üç kere Kural olarak, bel fıtığının ilk atağında tedavi konservatiftir.

En ağır siyatalji tabloları bile fizik tedaviyle iyileşebilmektedir. Yukarıdaki endikasyonlar dışında ameliyata karar verirken salt hastalık tablosu değil, hastanın mesleki, aileyi ve psikolojik durumları da göz önünde tutulmalıdır. Ağrısız evrelerin bulunduğu hastalarda ameliyat için çok daha iyi düşünülmelidir. Başarısız bel cerrahisi sendromu diye bir hastalık grubu vardır. Bunların tedavileri oldukça zordur. Başarısız bel fıtığı operasyonları kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı operayon kararı titizlikle tüm cerrahi dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir.

Bel fıtıklarında çeşitli ameliyat teknikleri vardır:

Laminektomi: Bugün uygulanan metotların % 90’1 siyatik siniri sıkıştığı kanaldan kurtarmak için yapılan laminektomi ameliyatıdır. Bu ameliyatta foraminal kanal arka kısımdan kesilerek kanal genişletilmektedir. Bu ameliyat esnasında fıtıklaşan diske dokunulmamaktadır. Disk bütünlüğü zarar görmez.

Diskektomi: Açık yolla veya küçük kanüllerle girerek yapılan mikrodis-kektomi ameliyatlarında fıtıklaşan diskten alınabildiği kadar disk materyali koparılarak alınmaya çalışılmaktadır. Diskler canlı yapılar olduğu için hasta kendini korumazsa disk aynı yerden yine fıtıklaşmaktadır. Mikrodiskektominin avantajı hasta kısa sürede ayağa kalkabilmektedir. Mikrodiskektomi tecrübeli iyi ellerde başarılı olabilmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir