Belde Kanal Daralması Nedir? Neden Olur? Belirtileri ve Tedavisi

Belde kanal daralması nörojenik klodikasyo gibi semptomlara neden olan kauda ekinamn disk dışı basılanmasını ifade eder. Ayrıca lomber spinal kanal, sinir kökü kanalı veya intervertebral foraminanın herhangi bir şekildeki daralması da belde kanal daralması veya lomber spinal stenoz olarak tanımlanır.

Belde kanal daralmasının başlıca semptomu nörojenik klodikasyodur. Bu yürüme veya ayakta durma ile ortaya çıkan, oturma veya çömelme ile azalan bacaklarda aralıklı ağrı ve/veya uyuşmalardır. Tek veya çift taraflı belde, kalçalar, uyluklar ve bacaklarda oluşan ağrı, uyuşma, güçsüzlük ve karıncalanma ayakta durma ve yürüme ile artar, oturma, yatma ve öne eğilme ile azalır. Lateral reses ve kök kanalının darlığında tek taraflı, yoğun L5-S1 kök irritasyonu bulgular vardır. Dik duran hastadan arkaya eğilmesi ve bu pozisyonu birkaç dakika sürdürmesi istendiğinde bacakta semptomlar artar. Hafifçe öne eğilme ile semptomlar hafifletilebilir.

Tanı hikaye dışında miyelografi, magnetik rezonans veya bilgisayarlı tomoğrafı ile konulur. Belde kanal daralması da direkt lumbosakral grafiler spinal kanal darlığını göstermemesine rağmen, genellikle bu grafilerde anormalliklere rastlanır. Direkt grafilerde disk mesafesinde daralma, faset eldem kireçlenmesi ve dejeneratif omur kayması kanal darlığına eşlik edebilir. Kanal daralması tanısında anamnez, spinal falen testi pozitifliği ve görüntüleme yöntemleri yardımcıdır. Elektromiyelografide etkilenen kölelerin dağılımına uygun denervasyon bulunur. Rutin radyolojik incelemelerde sıklıkla dejenaratif değişiklikler ve spondilolistezis görülür.

Sadece ağrı sebebiyle ameliyat yapmak doğru değildir. işini görebilecek kadar yürüyebilen hastalara ameliyat yapılmamalıdır. Bu hastalara Fizik tedavi ve rehabilitasyon, ve kaplıca tedavilerini önermekteyiz. Başarısız darlık ameliyatları kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı operasyon kararı titizlikle tüm cerrahi dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir.

Hastaların şikayetleri fizik tedavi ile tamamen geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli, ağryı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır:

• Ağırlık kaldırmaması,

• Ağır işler yapmaması,

• Ters hareketlerden kaçınması,

• Geriye kaykılarak iş yapmaması,

• Orta sertlikte bir yatakta yatması,

• Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması,

• Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,

• Ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini her gün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

Tedavilerin hiçbiri, hastanın kendi katkısı olmadan kalıcı başarı sağlayamaz. Bu hastaların her şeyi doktordan beklemeleri ve öğütlenen hiçbir kurala uymadan kendi bildiklerini yapmaları, hiçbir yarar sağlamayacağı gibi, doktoru da başarısızlığa götürür. Uygulanan tedaviler ve hastanın kendi alacağı önlemlerle kişi hiç kuşkusuz yeniden 20 yaşına geri dönmeyeceği gibi, aşınıp yıpranan eklem ve kemikler de yenilenemeyecektir. Ama, en azından daralmanın ilerlemesi yavaşlayacak ve çok daha rahat, az ya da hiç ağrısız bir yaşam sağlayabilecektir. Kanal daralmasında ilk kural olarak mutfakta, iş yerinizde yada bir toplantıda uzun süre ayakta kalmamak gerekir. Mutfakta ve iş yerinde en azından zaman zaman oturarak belinizin üzerindeki yükü azaltın.

İş yaparken tezgahın, masanızın ve hatta evinizdeki musluğun belinizi eğmeden çalışabilecek yükseklikte olmasına dikkat edin. Yerden bir şey almanız gerektiğinde eğilerek değil, çömelerek alın. Alışverişte elinizde çanta veya eşyayla saatlerce dolaşmayın, vitrin önlerinde gereksiz yere dikilmeyin. Gideceğiniz yere, gidebildiğiniz kadar hızlı gidin ve artan sürede oturun. Hızlı yürürken bel kasları çalışacağından beliniz de ağrımayacaktır. Ayakta durmak kadar, uzun süre oturmak da belinizi yorar. İş yerinizde yada televizyon seyrederken arada sırada kalkarak dolaşın, yada bir iki bel egzersizi yapın. Arabayla uzun yola giderken en az saatte bir arabadan inip, belinizi, sırtınızı, omuzlarınızı ve boynunuzu çalıştırarak egzersizler yapın. Arabada otururken, belinizin arkasına bir yastık sıkıştırarak belinizi destekleyin.

Gece yada sabahları bel ağrılarıyla uyanıyorsanız, büyük bir olasılıkla suçlu yataktır. Yatağınızı kontrol edin, yatak çökmüş olabilir. Yatakta baş, boyun ve vücut aynı düzeyde olmalıdır. Bel kaymalarının en başta gelen nedenlerinden biri de bel ve karın kaslarının zayıflığıdır. Özellikle hanımlarda doğumlardan sonra özel egzersizlerle güçlendirilmeyen karın kasları, omurgaya gerekli yeterli desteği veremediği için, bel zorlanmaktadır. Bel ve karın kaslarını güçlendirecek egzersizler şayet sebep oysa, tek çözüm yolu olabilir.

Tüm hareket sistemi için olduğu gibi, omurga içinde en yararlı spor, sistemli ve programlı yüzmelerdir. Topuklu ayakkabı giymeyip. Topuk yükselince, beldeki çukurlar artacak ve omurganın statiği daha da bozulacağı için bel kayması artacaktır.

Fazla kilolar tedaviyi çok zorlaştıracaktır. Kayma artabilir. Belirsiz çok ağrıdığı zaman düzgün bir yere yatın ve baldırlarınızın altına tabure koyarak 15 dakika dinlenin. Bu kurallara uyduğunuz sürece, belki de ilaç ve doktora hiç gerek duymayacaksınız. Aksi takdirde siz ağrılarınızı çekersiniz, doktorlar da boşuna uğraşır!

Behçet Hastalığı Nedir? Nasıl Bulaşır? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Behçet Hastalığı Nedir? Nasıl Bulaşır? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Hastalığın nedenleri bilinmemektedir. Behçet’in gelişiminde genetik yatkınlık rol oynayabilir. Herhangi bir tetikleyici neden yoktur. Hastalığın nedeni bilinmemektedir ve engellenmesi mümkün değildir. Bulaşıcı değildir. Son yıllarda özellikle Akdeniz anemisi-MEFV geni ilişkisinin gösterilmesinden sonra FMF ile Behçet hastalığı arasında da bir ilişki bulunabileceği öne sürülmüştür. Halbuki kontrollü klinik çalışmalar böyle bir ilişkiyi doğrulamamaktadır. Bunun yanında Behçet hastalığının en sık görüldüğü bir yöre olan Uzak doğu’da Akdeniz anemisi hemen hemen hiç görülmez.

Behçet hastalığında en önemli hasar görme kaybıdır.

Tanıda röntgen, BT, MRG, Sintigrafi ve romatizmal testler kullanılabilir.

Behçet hastalığının tedavisinde son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Hastalığın kontrolünde bugün elimizde olan hem yeni ilaçları (TNF-alfa antagonistleri ve alfa-interferon gibi) hem de eski ilaçları (sitotoksit imunosüpresifler, siklosporin, kortizon, kolşisin ve talidomid gibi) daha iyi kullanmayı biliyoruz. Behçet hastalığında belki de en yaygın kullanılan ilaç olan kolsisin genellikle oral afdara etkilidir. Ancak aynı ilaç her iki cinste de eklem tutulması ve eritema nodosuma iyi gelmekte ve oldukça ilginç olarak sadece kadınlar arasında genital lezyonlara etkili olabilmektedir.

Bel Fıtığı Nedir? Nasıldır? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Bel Fıtığı Nedir Nasıldır Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Bel, bacak ağrısı oturmakla, ayakta durmakla, yürümekle, öksürmekle, hapşırmakla ve ıkınmakla artar, yatıp dinlenmekle azalır. Ağrı ile birlikte bacaklarda genellikle tek taraflı olmak üzere uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik, refleks kaybı ve incelmeler görülebilir. Bel fıtıkları kronikleşirse bazı hastalarda bel ağrısı ortadan kaybolabilir veya azalabilir. Bel fıtığı olan hastalar ufak bir bel zorlanmasını veya ağır bir ev işini takiben bellerindeki ağrının arttığından ve bacaklara yayıldıklarından bahsederler. Yıllar boyu süren, ara sıra bacaklara vuran, öksürme ve hapşırmayla artan ve bir bel zorlanması ile başladığı iyice hatırlanan bel ağrılarının nedeni genellikle bel fıtığıdır.

Bel fıtıklarında ağır taşıma ve mesleğin etkisi oldukça belirgindir. Alışkanlıklara bağlı duruş bozuklukları ve özellikle uygun olmayan yataklarda yatış en sık karşılaştığımız sebepler arasındadır.

Bel fıtığında bel ağrısıyla birlikte ya da tek başına bacak ağrısı da olabilir. Genellikle kalçadan başlayıp dizin arkasından ayağa başparmağa kadar vuran ağrılar oluşabileceğinden, hastalar bacaklarından hasta olduklarını zannedebilirler. Diskin iki omur arasından sağ veya sol yana doğru fıtıklaşması veya geniş tabanlı olarak arkaya doğru yer değiştirmesi, bacaklara giden sinir köklerine baskı yaparak sağ veya sol bacak ve bazen her iki bacakta da ağrı uyandırabilir. Ağrılarla birlikte veya ayrı bacaklarda uyuşma, kuvvetsizlik, reflekslerde kayıp, idrar kaçırma, yürüme ve denge bozuklukları olabilir.

Öncelikle nedeninin doğru olarak ortaya konması gerekir. Bunun için de öncelikle hastadan bel ağrısı ile ilgili bilgi alınır. Daha sonra uzman doktor tarafından, ayrıntılı bir muayene yapılır. Bel fıtığında bölgenin tomografısi, Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRG) tetkiki, gerekirse EMG denen ve sinirsel hasar ortaya koyan bir tetkik istenir. Bugün için en iyi fıtığı gösteren MRG’dir.

Yeni oluşan yani 1 aydan kısa süredir var olan bel fıtıkları öncelikle 3 günlük yatak istirahati ile birlikte ilaç tedavisi ile %70 iyileşir. Fizik tedavi uygulanarak %90 tedavi edilebilir. Fizik tedavi, bel fıtığının tedavisinde uygulanan en etkili ve kesinlikle zarar vermeyen bir yöntemdir. Sıcak, soğuk ve elektrik akımlarının iyileştirici etkilerinden yararlanarak çeşitli aletlerle vücudun çeşitli bölgeleri tedavi edilir. Bu amaçla, yüzeysel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları, masaj uygulanabilir. Bel fıtığında çekme tedavisi elle yada cihazla zararlı etkileri fazla olduğundan terk edilmiştir. Bel fıtığı ameliyat endikasyonları günümüzde çok sık, daha doğrusu çok kolay konuyor. Oysa, disk hernilerinin %90’ı fizik tedaviyle tedavi edilebilmekte, kalıcı sonuçlar alınabilmektedir. Ayrıca, başarılı ameliyatlardan sonra bile beldeki tüm ağrıların kaybolduğu söylenemez.

Bel fıtığı ameliyatı için Kauda-ekina sendromu yani idrar kaçırma, ayak ekstansörlerinin felç olduğu L4 ve L5 kök lezyonları yani ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı olmalıdır. Ağrı sebebiyle ameliyat olmak doğru değildir. Ancak ağrılardan dolayı ayda üç kez acile gitmek zorunda kalmışsa hasta ameliyat edilebilir. Bu endikasyon Dünya Sağlık Örgütünün görüsüdür. Yukarıdaki endikasyonlar dışında ameliyata karar verirken salt hastalık tablosu değil, hastanın mesleki, aileyi ve psikolojik durumları da göz önünde tutulmalıdır. Ağrısız evrelerin bulunduğu hastalarda ameliyat için çok daha iyi düşünülmelidir. Başarısız bel cerrahisi sendromu diye bir hastalık grubu vardır. Bunların tedavileri oldukça zordur. Kural olarak, bacak ağrısının ilk atağında tedavi konservatiftir. En ağır siyatalji tabloları bile fizik tedaviyle iyileşebilmektedir. Fizik tedavi kalbinde pil takılı hastalara ve ihtiyaten hamilelere uygulanmaz.

Büyüme çağında olan çocukların büyüme kıkırdakları üzerine, ileri derecede hipertansiyon ve kalp yetmezliği olan, enfeksiyon, varis benzeri hastalığı olan ve vücudunda metal taşıyan hastalara dikkatli bir şekilde uygulanır. Fizik tedavi kürü genelde 15-21 seanstır. Çoğunlukla günde bir seans uygulanır. Hastadan alınan cevaba göre seans sayısı arttırılabilir. Eğitimli kişiler tarafından uygulandığında fizik tedavinin herhangi bir yan etkisi yoktur. Fizik tedavi sonrasında soğuktan korunmak gerekebilir, çünkü soğuk, kaslarda gerginliğe ve dolayısıyla ağrıya yol açar. Sadece fizik tedaviden sonra değil, her zaman soğuktan ve hava ceryanında kalmaktan sakınmak gerekir. Fizik tedaviden sonra 20-30 dk. dinlenmek gerekir. Soğuktan korunmak gerekir. Bazen hastalar, uzman doktorlar yerine, çareyi kırık ve çıkıklarda ararlar ve bel çektirme gibi yöntemlerle dertlerine çare bulmaya çalışırlar.

Kur’an ayetinde yazdığı gibi ‘Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?’ Doktor bilerek hastasına zarar vermez. Ne anatomi ne tababet bilen bel çeken şahıs hastayı felç edebilir, hasta ömür boyu idrar kaçıran, yürüyemez biri haline gelebilir. Masaj tedavisi de hastalar tarafından çok tercih edilen bir yöntemdir. Bilimsel bir fizik tedavi yöntemi olarak kabul edilen masaj uygun bir şekilde ve eğitimli kişiler tarafından yapıldığında yardımcı bir tedavi yöntemi olarak kullanılır. Rahatlatıcı, kas sertliklerini giderici, ağrı azaltıcı etkisi vardır. Ancak, tek basına tedavide yeterli olmaz. Yüzeysel ısıtıcılar, derin ısıtıcılar, elektrik akımları uygulamasından sonra kombine bir tedavide masajdan yararlanılabilir. Hastaların yaptığı başka bir yanlış tercih de kaplıca tedavisi olabilmektedir. Kaplıcayı kronik dönemdeki hastalarda öneriyoruz.

Kaplıca tedavisi tercih edilecekse doktor kontrolünde olan ve fizik tedavi imkanları olan yerler seçilmelidir. Bel ağrısı tedavisinde yine yaygınca olarak uygulanan bir tedavi yöntemi akupunkturdur. Akupunktur daha çok ağrı üzerine etkilidir. Ağrının şiddetli olduğu durumlarda uygulanabilir. Diğer bir tedavi yöntemi, egzersizlerdir. Bel ağrılı hastalar için çeşitli egzersizler kullanılmaktadır. Bunlar eklem hareket açıklığı, germe egzersizleri, aerobik egzersizlerdir. Bel ağrısı olan hasta gruplarının sadece %1’lik bir kısmında cerrahi tedavi gerektiği görülmüştür. Başarısız bel ameliyatları kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı ameliyat kararı titizlikle, tüm ameliyat dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir.

Hastaların şikayetleri fizik tedavi ile tamamen geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli, ağrıyı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır:

• Ağırlık kaldırmaması,

• Ağır işler yapmaması,

• Ters hareketlerden kaçınması,

• Orta sertlikte bir yatakta yatması,

• Uzun süre ayin pozisyonda kalmaması,

• Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği,

• Ağrılan tamamen geçse bile egzersizlerini her gün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

• Belinizde ağrı oluyorsa, ilk kural olarak mutfakta, iş yerinizde yada bir toplantıda uzun süre ayakta kalmayın. Mutfakta ve is yerinizde en azından zaman zaman oturarak belinizin üzerindeki yükü azaltır. İş yaparken tezgahınızın, masanızın ve hatta evinizdeki musluğun belinizi eğmeden çalışabilecek yükseklikte olmasına dikkat edin.

• Yerden bir şey almanız gerektiğinde eğilerek değil, çömelerek alın.

• Alışverişte elinizde çantalarla saatlerce dolaşmayın, vitrin önlerinde gereksiz yere dikilmeyin. Gideceğiniz yere, gidebildiğiniz kadar hızlı gidin ve artan sürede oturun. Hızlı yürürken bel kasları çalışacağından beliniz de ağrımayacaktır.

• Ayakta durmak kadar, uzun süre oturmak da belinizi yorar. İş yerinizde yada televizyon seyrederken arada sırada kalkarak dolaşın, yada bir iki bel egzersizi yapın. Arabayla uzun yola giderken en az saatte bir arabadan inin arabanın etrafında iki tur atın vaktiniz varsa belinizi, sırtınızı, omuzlarınızı ve boynunuza çalıştırarak egzersizler yapın. Arabada otururken, belinizin arkasına bir yastık sıkıştırarak belinizi destekleyin.

• Gece yada sabahları bel veya baş ağrılarıyla uyanıyorsanız, büyük bir olasılıkla suçlu yatak ve yastıktır. Yatağınızı kontrol edin, yatak çökmüş yayları kırılmış, bozulmuş olabilir.

• Ayaklarınızda taban düşüklüğü vb. biçim bozuklukları, bacaklarınızın birinde o güne kadar fark edemediğiniz bir kısalık yada omurganızda eğrilik olup olmadığım araştırın. Bunlar omurganın statik düzenini bozarak bel ve bas ağrınızın nedeni olabilir. Sebebi bulunmayan bazı bas ağrılarının nedeni ayaklardaki taban düşüklüğü

• Bel ağrılarının en başta gelen nedenlerinden biri de bel ve karın kaslarının zayıflığıdır. Özellikle hanımlarda doğumlardan sonra özel egzersizlerle güçlendirilmeyen karın kasları, omurgaya gerekli yeterli desteği veremediği için, bel zorlanmaktadır. Bel ve karın kaslarım güçlendirecek egzersizler şayet sebep oysa, tek çözüm yolu olabilir.

• Tüm hareket sistemi için olduğu gibi, omurga içinde en yararlı spor, sistemli ve programlı yüzmelerdir.

• Topuklu ayakkabı giymeyin. Topuk yükselince, beldeki çukurlar artacak ve omurganın statiği daha da bozulacağı için agrrlanıuz artacaktır. Erkekler için topuk yüksekliği normalde 1-2 cm, bayanlar için 2-4 cm’dir.

• Fazla kilolar beldeki tedaviyi çok zorlaştıracaktır.

• Beliniz çok ağrıdığı zaman düzgün bir yere yatan ve bacaklarınızın altına koltuk minderleri koyarak 10-20 dakika dinlenin.

• Ağrı giderildikten sonra hastalar yapılması ve yapılmaması gereken işler konusunda eğitilmelidirler. Bu konuda ülkemizde bel okulları bile açılmıştır. Hastalar çok yumuşak yatakta yatmamalı, yatakların zemini orta sertlikte ve düz olmalı eğik pozisyonda yerden bir şey almamalı veya ayakkabı bağlamamalı ve bu işleri daima çömelerek yapmalıdırlar.

• Ani, hazırlıksız bir bel hareketi yapılmamalı, kışın soğukta iyi korunmalı, yazın aşırı giyinip terlememeli ve en önemlisi egzersiz yaparak bel, karın ve sırt kasları kuvvetlendirilmelidir.. Hangi nedenle olursa olsun bel ağrılı hastalara uzun süreli yatak istirahati doğru değildir. İstirahat süresi 3 günü geçmemelidir. Çünkü bu sürede hareketsiz kalan bel kasları zayıflar ve güçsüzleşir. Onun için mutlaka yatak istirahati gerektiren durumlarda bile yatak içerisinde bazı izometrik bel ve karın egzersizleri yapılmalıdır.

• Bel fıtığının başka bir seviyeden tekrarlanmaması ve kireçlenme oluşmaması için fizik tedavi ya da ameliyattan sonra uygun egzersiz programı düzenlenir ve hastaya nasıl yapması gerektiği izah edilir. Hasta da bunlara uyarsa bundan sonraki yaşantısını sağlıklı geçilir.

• Spor yapmak isteyen hastaların hangi sporu yapacaklarını doktorlanna söylemeleri ve doktorların tavsiyelerine uymaları gerekir.

• Bel fıtığı cinsel yasama ve anne olmaya engel değildir. Sağlıklı insanlar gibi gebe kalarak doğum yapabilirler. Hatta, şikayetleri gebelik süresince ya çok azalır yada tümüyle yok olabilir.

Bel fıtığı ameliyat endikasyonları günümüzde çok sık, daha doğrusu çok kolay konuyor. Oysa, disk hernilerinin %90’ı fizik tedaviyle tedavi edilebilmekte, kalıcı sonuçlar alınabilmektedir. Aynca, başarılı ameliyatlardan sonra bile beldeki tüm ağrıların kaybolduğu söylenemez. Bel fıtığı ameliyatı için Kauda-ekina sendromu yani idrar kaçırma, ayak ekstansörlerinin felç olduğu L4 ve L5 kök lezyonları yani ayaklarda ilerleyici kuvvet kaybı olmalıdır. Ağrı sebebiyle ameliyat olmak doğru değildir. Ancak ağrılardan dolayı ayda üç kez acile gitmek zorunda kalmışsa hasta ameliyat edilebilir. Bu endikasyon Dünya Sağlık Örgütünün görüşüdür.

Ameliyat şu durumlarda gereklidir:

• İdrar kaçırma,

• Bacaklarda ilerleyici kuvvet kaybı

• Aşırı ağrılardan acile düşecek kadar, ayda en az üç kere Kural olarak, bel fıtığının ilk atağında tedavi konservatiftir.

En ağır siyatalji tabloları bile fizik tedaviyle iyileşebilmektedir. Yukarıdaki endikasyonlar dışında ameliyata karar verirken salt hastalık tablosu değil, hastanın mesleki, aileyi ve psikolojik durumları da göz önünde tutulmalıdır. Ağrısız evrelerin bulunduğu hastalarda ameliyat için çok daha iyi düşünülmelidir. Başarısız bel cerrahisi sendromu diye bir hastalık grubu vardır. Bunların tedavileri oldukça zordur. Başarısız bel fıtığı operasyonları kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı operayon kararı titizlikle tüm cerrahi dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir.

Bel fıtıklarında çeşitli ameliyat teknikleri vardır:

Laminektomi: Bugün uygulanan metotların % 90’1 siyatik siniri sıkıştığı kanaldan kurtarmak için yapılan laminektomi ameliyatıdır. Bu ameliyatta foraminal kanal arka kısımdan kesilerek kanal genişletilmektedir. Bu ameliyat esnasında fıtıklaşan diske dokunulmamaktadır. Disk bütünlüğü zarar görmez.

Diskektomi: Açık yolla veya küçük kanüllerle girerek yapılan mikrodis-kektomi ameliyatlarında fıtıklaşan diskten alınabildiği kadar disk materyali koparılarak alınmaya çalışılmaktadır. Diskler canlı yapılar olduğu için hasta kendini korumazsa disk aynı yerden yine fıtıklaşmaktadır. Mikrodiskektominin avantajı hasta kısa sürede ayağa kalkabilmektedir. Mikrodiskektomi tecrübeli iyi ellerde başarılı olabilmektedir.

Cilt Lekelerinden Nasıl Kurtulurum?

Cilt Lekelerinden Nasıl Kurtulurum

           Leke tedavisi Ankara kliniklerinde, bu lekelerin yok edilmesi için uygulanan pek çok farklı yöntem var. Uygulamaların, leke tedavisi Ankara uzmanları tarafından mutlaka kış aylarında yapılması tavsiye ediliyor. Çünkü hem lekelerden korunmak hem de tedavi sonrasında mutlaka güneşin zararlı ışınlarından uzak durmak gerekiyor. Cilt lekelerini gidermek için uygulanan tek bir yöntem yok. Hangi tedavinin uygulanması gerektiğine mutlaka muayene sonrasında uzman doktorun karar vermesi gerekiyor. Çünkü tedavi seçimini etkileyen birçok önemli faktör var. Bunların başında da lekenin cilde ne kadar nüfuz ettiği ve kişinin cilt yapısı geliyor. Bunlar göz önünde bulundurulmadan uygulanacak bir tedavi, lekenin daha da ilerlemesine neden olabiliyor.

            Leke tedavisi Ankara klinik ve hastanelerinde de uygulanan ve lekenin tanımına göre geliştirilen birçok farklı yöntem bulunuyor. Leke maskesi, kimyasal peeling, lazer, mezoterapi ve cilt yenileme yöntemleri bunlardan bazıları.

 – Kimyasal peeling yönteminde, çeşitli kimyasal ajanların uygulanması metoduyla cildin üst tabakasının soyulması sayesinde lekelerden arındırılıyor. Elbette bu yöntem, cildin sadece üst tabakasına kalan, daha derinlere işlemeyen lekelerde etkili sonuç verse de cildin daha sağlıklı ve parlak görünmesini de sağlıyor. Fakat kesinlikle güneşli günlerde uygulanmaması tavsiye ediliyor ve işlem sonrasında güneş kremi sürmek gerekiyor.

 – Lazer tedavileri, leke tedavisi Ankara uzmanlarının en sık başvurduğu yöntemlerden biri ve lekenin durumuna göre farklı lazer uygulamaları bulunuyor. Doğrudan lekenin rengini veren hücreleri baz alan lazer tedavileri, cildin alt katmanlarına nüfuz eden lazerler ve cildin üst tabakasının soyulması yoluyla lekeden kurtulmayı sağlayan lazer yöntemleri mevcut. Koyu tenli kişilere, lazer uygulamaları sırasında daha fazla özen gösterilmesi gerekiyor.

 – Leke maskesi ise son yıllarda çokça tercih edilen, peeling gibi bir soyma işlemi.

 – Diğer farklı birçok tedavide kullanılan mezoterapi, leke tedavilerinde de işe yarayan yöntemlerden biri. Lekeyi tedavi edici nitelikteki ilaç karışımlarının, derinin altına enjekte edilmesi yoluyla uygulanıyor.

 – Leke tedavilerinde kalıcı bir çözüm üretmese de renk açıcı kremlerin yardımına da başvurulabiliyor. Leke tedavisi Ankara uzmanlarının diğer tedavileri tamamlayıcı olarak da kullandıkları kremlerin, ciltte soyulma etkisi gösteren türleri de var.

            Uygun bir tedavi yöntemiyle bu lekelerden kurtulmak mümkün ama lekelerin oluşmasını önlemek de kişilere düşüyor. Bunun için yapılması gereken ilk şey, yaz kış fark etmeksizin uygun faktörlerde güneş kremi kullanmak. Üstelik yaz aylarında, güneş kremi kullanılsa bile direkt olarak güneş ışınlarına maruz kalmamak gerekiyor. Kaçınılması gereken bir başka durum da ağda gibi cildi tahriş edici bakımların sonrasında güneşe çıkılmaması. Tüm bu uyarılar dikkate alınsa bile leke oluşumu söz konusuysa mutlaka uzman bir cilt hekimine görünmek gerekiyor.

            Halk arasında kısaca cilt lekesi deyip geçilse de bu hastalığın farklı türleri var. Her hastalıkta olduğu gibi, doğru tedavi yöntemini uygulayabilmek için, lekenin hangi tür olduğu ve neden kaynaklandığının doğru olarak tespit edilmesi gerekiyor. Kimi cilt lekeleri yaşlılık lekeleri adı verilen ve geçmiş yıllarda maruz kalınan güneş ışınlarının neden olduğu kahverengi lekelerden ibaret olsa da kimileri hamilelik ya da doğum kontrol hapı kullanımına bağlı hormonsal değişiklikler sebebiyle oluşan ve melazma adı verilen lekeler olabiliyor.

            Cilt lekelerini yok etmek için hangi tedavi yöntemi tercih edilirse edilsin, kişilerin unutmaması gereken en önemli şey, bu yöntemi mutlaka bir uzmanın belirlemesi ve uygulaması gerektiği gerçeği. Merdiven altında üretimi yapılan, piyasada reçetesiz satılan ve bitkisel oldukları iddia edilen yöntemlerden de mutlaka uzak durulması gerekiyor. Aksi taktirde lekelerin tedavi edilmesi bir yana çoğalabilir ve tedavi edilemez bir hale gelebilirler. Alanında uzman, leke tedavisi Ankara hekimlerine danışmadan, cildinize herhangi bir işlem yaptırmayın.

Leke Tedavisi Ve Lazer Epilasyon

Leke problemleri doğru bir cilt temizliği ve cilt bakımı ile ortadan kalkabilir. Leke problemlerinin; gebelik, yaşlılık, güneş lekeleri gibi birçok nedeni bulunmaktadır. Toplumda leke problemlerinin yalnızca beyaz tenlilerde olduğu algısı yanlıştır. Ten rengi daha esmer olan bireylerde de bu problemler görülebilmektedir. Tüm cilt tonlarında görülen leke problemi cildin güneş ışınlarına maruz kalmasıyla oluşmaktadır. Bu konuda etkinliği kanıtlanmış yöntem leke tedavisi olmaktadır.

Güneş lekesi(malezma) stresle ilişkili olduğu gibi asıl nedeni hormonal etmenlerdir. Lekeler vücudun tüm bölgelerinde olabilir. Güneşi en fazla alan bölgelerde daha çok görülmektedir. Yüz bölgesi, eller, boyun ve dekolte bölgeleri leke problemlerinin en çok görüldüğü bölgelerdir. Güneş lekesi problemi yaşayan kişiler her mevsim koruyucu kullanmalıdır. Kullanılan koruyucular en az 30 faktörlü olmalı ve kullanan kişiler 4 saatte bir koruyucuyu tazelemelidir.

Hiçbir güneş koruyucusu % 100 koruma sağlayamadığından güneş ışınlarına direkt maruz kalınmamalıdır. Güneşlenme durumunda ciltte yanıkların oluşmamasına dikkat edilmelidir. Güneşe çıkmadan önce ve ya güneşlenme sırasında dedorant, parfüm gibi içerisinde kimyasalların bulunduğu ürünlerin kullanımından sakınılmalıdır. Cildin ince olduğu bölgelere uygulanan ağda, epilasyon, lazer gibi durumlardan sonra cildin güneşten korunması sağlanmalıdır. Gebelik dönemi hormonal etkenler güneş lekeleri oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu süreçte de güneş ışınlarında kremler ile korunulabilir.

Tedaviye başlanmadan önce lekenin ciltteki derinliği tespit edilmelidir. Leke ne kadar yakın zamanda oluşmuşsa o kadar çabuk tedavi edilebilir. Lekenin nasıl oluştuğu araştırılmalı ve ona göre bir tedavi yöntemi geliştirilmelidir.

Lazerle leke tedavisi işlemlerinde iki tür lazer kullanılmaktadır. Bunlardan biri renk pigmentlerini etkileyerek tedavi sürecini sürdürür, diğeri ise cildin soyulmasını sağlayarak tedavi sürecini sürdürmektedir. İlki cildin altındaki renkli hücrelere lazer atışlarıyla zarar verir. Cilde zarar vermez. İki lazer yöntemi de uygulandıktan sonra kişilerin sosyal hayatını engellemez.

Icon Lazer; bu lazer içindeki teknolojik yenilikler ile kişinin cildindeki melanin seviyesini ölçerek cilde uygulanması gereken tedavi yönteminin gösterimini sağlamaktadır. Cilde ne sıklıkta atış yapılması gerektiği ve nerelere atış yapılması gerektiğini belirlemektedir. Bu lazer yöntemiyle leke tedavisi uygulandığı gibi yeni lekelerin de oluşumu engellenmektedir. 21-28 gün gibi aralıklarla 5-6 seansta leke problemi ortadan kaldırabilmektedir.

Clearlift; Cilt altına şoklar gönderir ve uygulanan bölgede bilinçli olarak ısı hasarına neden olur. Melanin üretimini arttırarak bir ay aralarla 5-6 seansta lekeleri ortadan kaldırabilmektedir.

Scarlet; Bu yöntem cilt altına mikro iğnelerin yerleştirilmesi ve bu iğnelere dalgalar gönderilmesiyle ısı enerjisinin oluşmasını sağlar. 3’er hafta aralarla 3-4 seans uygulanır.

Baby Face Beauty; Bu sistemde öce cilde lazerle mikro kanallar açılır, daha sonra cilt problemine göre serum uygulanır. Lazerin etkilediği cildin kendini onarma sitemi de devreye girer ve tedaviye yardımcı olur. Bu tedavi 7-15 günlük aralarla 3-5 seansta uygulanır.

İstenmeyen tüylerden teknolojik yöntemleri kullanarak kurtulma yoluna lazer epildasyon denir. Dr. Mustafa Karataş lazer epilasyon nişantaşı kliniğinde hastalarına uygulamaktadır. İstanbul ve çevre illerden gelerek tedavi olmak isteyen hastalar lazer epilasyon nişantaşı kliniğinde seanslara başlamaktadır. Alanında uzman olan doktor buz lazer cihazlarıyla da lazer epilasyon nişantaşı semtinde hizmet vermektedir.

Gelişen teknoloji ile ağrısız ve acısız şekilde lazer yöntemleri kullanılarak tüylerden kurtulmak mümkündür. 28 gün aralıklarla yaklaşık 8 seansta lazer teknolojisi ile istenmeyen tüylerden kurtulunabilir. Her cilt tipine ve her tüy rengine uygun tedavi yöntemleri vardır.

Bel (Disk) Kayması Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Tedavisi ve Ameliyatı

Bel omurlarından biri veya bir kaçının birbirleri üzerinde ileri arkaya veya yana kaymalarına bel kayması veya spondilolistezis denilir.

Bel kaymasının başlıca semptomu nörojenik klodikasyodur. Bu yürüme ve ayakta durma ile ortaya çıkan ve oturma veya çömelme ile azalan bacaklarda ağrı ve/veya uyuşmadır. Adolesanda hızlı gelişim döneminde ortaya çıkar. Yürüme bozukluğu ve bel ağrısı meydana gelir. Meyerding derecelendirilmesi; Üstteki vertebranın alttakine göre kaymasına göre,

Grade 1: %0-25
Grade 2: %25-50
Grade 3: %50-75
Grade 4:%75 ve üstü

Grade 1: Bel ağrısı vardır. Omurga şekli ve yürüme normaldir.

Grade 2 ve üstünde: Bel ağrısı belirgin, bel çukura artmış, dokunmakla ağrı ve basamak belirtisi alınır. Düz bacak kaldırmada kısıtlılık, hamstring kaslarında gerginlik, diz ve kalça fleksiyon deformitesi nedeniyle ördekvari yürüyüş olur. Kayma %50’den fazla olanların 1/3’ünden fazlasında kuvvet, duyu ve refleks anormallikleri görülebilir. Yürüme ve ayakta durma ile ortaya çıkan ve oturma veya çömelme ile azalan bacaklarda ağrı ve/veya uyuşma olabilir. (nörojenik kladikasyo) Grade 4’de Kauda Equina semptomları görülebilir. İdrar ve gayta kaçırma ve bacaklarda uyuşma tabloya eşlik edebilir. Altta kalan omurun üstündeki disk yalancı fıtık bulgusu verir.

Mobil segment koymanın artabileceğinin bir belirtisi, mekanik açıdan sonunun olmasına, günlük aktivite sırasında sinir köklerinin foramende sıkışmasına ve radiküler ağrıya neden olmasından dolayı araştırılmalıdır. Mobil segment hiperfleksiyonda çekilen yan grafide öne kayma, hiperekstansiyonda kaymada azalmayla saptanır.

Yan grafilerde öne kayma oranına, sagittal rotasyon açısına, sakrumun tepesinin yuvarlaklaşma açısına, kayan vertebradaki kamalaşma derecesine bakılır. Filmler ayakta çekilin Fleksiyon ve ekstansiyon filmleri instabiliteyi gösterebilir. Adele spazmı instabiliteyi maskeleyebilir. Bunun için traksiyon ve aksiyal kompresyon grafileri tercih edilebilir. İnstabilite diyebilmek için devamlı bel ağrısı, radyolojik ve klinik korelasyon olmalıdır. Direkt röntgen filmleri omurga kanal darlığını göstermemesine rağmen, genellikle bu grafilerde anormalliklere rastlanır.

Direkt grafilerde disk mesafesinde daralma, faset eklem kireçlenmesi ve dejeneratif spondilolistezis spinal stenoza eşlik edebilir. Traksiyon spurlannın oluşması instabilitenin önemli bir bulgusudur. Bunlar omurganın restabilizasyon çalışmasının bir belirtisi olarak nitelenebilir. Bilgisayarlı tomografik miyelografı en faydalısıdır. Stenozları iyi gösterir. MRG stenozda daha az faydalıdır.

Bel kaymasının kesin tedavisi omurgayı sabitleştirici ameliyatlardır. Bu ameliyatlar hastalar için oldukça ağırdır. Sadece ağrı sebebiyle ameliyat yapmak doğru değildir. İsini görebilecek kadar yürüyebilen hastalara ameliyat yapılmamalıdır. Bu hastalara Fizik tedavi ve rehabilitasyon önermekteyiz. Başarısız ameliyatlar kişileri yatağa veya cihazlara bağımlı hale getirmektedir. Bundan dolayı operasyon karan titizlikle tüm cerrahi dışı tedaviler denendikten sonra verilmelidir. Tedavi ağrının giderilmesi ve bel çukurunun azaltılması prensibine dayanır.

Grade 1-2 şikayetsiz olabilir. Mekanik bel ağrısı ve nörolojik bulgu yoksa konservatif tedavi uygulanır. Egzersizler ağrısız dönemde yapılmalıdır. Bel ve karın kasların güçlendirilmesi, öne eğilerek yapılan egzersizler veya izometrik bel güçlendirme egzersizleri verilmelidir. Hamstringler gevşetilmeli. Arkaya doğru kaykılarak yapılan egzersizler yasaklanmalıdır. Ağrı kesiciler, antiinflamatuar ilaçlar, yatak istirahati verilebilir. Eksternal ortezle lomber lordoz düzeltilir, ağrı azaltılmaya çalışır. Elektroterapi ile ağrı azaltılır. Ağır sporlar, kayak ve jimnastik yasaklanır.

Epidural steroid enjeksiyonu bel ve bacak ağrısını geçirebilir. Dejeneratif ve travmatik tiplerde kanal daralması, sinir kökü basısı varsa dekompresyon bazen de füzyon ameliyatları önerilmektedir. %25-33 ilerleyici kayma, %50’den fazla kayma, konservatif tedaviye rağmen nörolojik semptomların devamı, ilerleyici postur bozukluğu veya yürüme bozukluğu cerrahi tedavi gerektirebilir.

Bütün tedavilere rağmen hastaların %4’ünde ilerleme olur ve bunlarda posterior füzyon yapılır. Genç yaş, bayan, inatçı semptomlar, displastik tip kayma, kayma açısında artış, fleksiyon-ekstansiyon instabilbitesi durumlarında konservatif tedavi risklidir. Cerrahi füzyon tavsiye edilir. Wiltse ve Jakson’a göre 10 yas altında istmik tipte ilk yıl 4 ayda sonra 6 ayda bir 15 yasına kadar klinik ve radyolojik takip gerekir.

Hastaların şikayetleri tedavi ile tamamen geçse bile, günlük yaşantısı düzenlenmeli, ağrıyı azaltan ve artıran durumlar kendisine hatırlatılmalıdır. Tedavilerin hiçbiri, hastanın kendi katkısı olmadan kalıcı başarı sağlayamaz.

• Ağırlık kaldırmaması,

• Ağır işler yapmaması,

• Ters hareketlerden kaçınması,

• Kaykılarak is yapmaması, göz hizasından yukarıda iş yapmaması, gerektiğinde merdiven kullanması,

• Orta sertlikte bir yatakta yatması,

• Uzun süre aynı pozisyonda kalmaması,

• Mesleğine göre nasıl hareket etmesi gerektiği, başım yukarı kaldırarak yapılan işlerden uzak durması gerektiği,

• Ağrıları tamamen geçse bile egzersizlerini her gün düzenli olarak yapması gerektiği vurgulanır.

• Hastanın kendi alacağı önlemlerle hastalığın ilerlemesi yavaşlayacak ve çok daha rahat, az, yada hiç ağnsız bir yaşam sağlayabilecektir.

• Mutfakta, iş yerinizde yada bir toplantıda uzun süre ayakta kalmayan. Mutfakta ve iş yerinizde en azından zaman zaman oturarak belinizin üzerindeki yükü azaltan. İş yaparken tezgahınızın, masanızın ve hatta evinizdeki musluğun belinizi eğmeden çalışabilecek yükseklikte olmasına dikkat edin.

• Yerden bir şey almanız gerektiğinde eğilerek değil, çömelerek alın.

• Alışverişte elinizde çanta veya fileyle saatlerce dolaşmayın, vitrin önlerinde gereksiz yere dikilmeyin. Gideceğiniz yere, gidebildiğiniz kadar hızlı gidin ve artan sürede oturun. Hızlı yürürken bel kasları çalışacağından beliniz de ağrımayacaktır.

• Ayakta durmak kadar, uzun süre oturmak da belinizi yorar. İş yerinizde yada televizyon seyrederken arada sırada kalkarak dolaştın, yada bir iki bel egzersizi yapın. Arabayla uzun yola giderken en az saatte bir arabadan inip belinizi, sırtınızı, omuzlarınızı ve boynunuzu çalıştırarak egzersizler yapın. Arabada otururken, belinizin arkasına bir yastık sıkıştırarak belinizi destekleyin.

• Ayaklarınızda taban düşüklüğü vb. biçim bozuklukları, bacaklarınızın birinde o güne kadar fark edemediğiniz bir kısalık yada omurganızda eğrilik olup olmadığını araştırın. Bunlar omurganın statik düzenini bozarak bel kaymanızın artırıcı nedeni olabilir.

• Bel ve karın kaslarının zayıflığı, özellikle hanımlarda doğumlardan sonra özel egzersizlerle güçlendirilmeyen karın kasları, omurgaya gerekli yeterli desteği veremediği için, bel zorlanmaktadır. Bel ve karın kaslarını güçlendirecek egzersizler kaymayı önleyecektir.

• Tüm hareket sistemi için olduğu gibi, bel içinde en yararlı spor, sistemli ve programla yüzmelerdir.

• Topuklu ayakkabı giymeyin. Topuk yükselince, beldeki çukurlar artacak ve omurganın statiği daha da bozulacağı için bel kayması ve ağrılarınız artacaktır.

• Fazla kilolar tedaviyi çok zorlaştıracaktır. Özellikle büyük göbekler bel kaymasını da artıracaktır.

• Beliniz çok ağrıdığı zaman sert bir yere yatan ve bacaklarınızın altına bir tabure koyarak 20 – 30 dakika dinlenin.

• Bel kayması cinsel yaşama ve anne olmaya engel değildir. Sağlıklı insanlar gibi gebe kalarak doğum yapabilirler. Hatta, şikayetleri gebelik süresince ya çok azalır yada tümüyle yok olabilir.